KONUK FORUM

konukforum bilgi paylasma platformu
 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Sinan Çetin 'sinema tarihi'ne geçti

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 236
Yaş : 44
Kayıt tarihi : 18/03/07

MesajKonu: Sinan Çetin 'sinema tarihi'ne geçti   Ptsi Mart 26, 2007 4:18 am

Sinan Çetin 'sinema tarihi'ne geçti






Sinan Çetin 'sinema tarihi'ne geçti


Sinan Çetin'in sekiz yılda tamamladığı ve böylece sinema tarihine girmeyi garantilediği 'Romantik' bu cuma sinemalarda.

Enerjik, yerinde duramayan bir yönetmen Sinan Çetin. Söyleşi yaparken bile birkaç soruya cevap verdikten sonra 'Bitse de gitsek' dercesine davranıyor. Sette de farklı değil. Hatta enerjisinin daha fazla olduğunu söylebiliriz. Geldiğinde setin hazır olmasını istiyor. 'Hadi arkadaşlar başlıyoruz' deyip eğer mümkünse kamerayı sırtlanıyor ve başlıyor çekim yapmaya.
Böyle enerjik bir yönetmenin film çekme konusunda elinin çabuk olduğunu düşünebilirsiniz. Bu doğru sayılır biraz. Çünkü karşımızda 'Çiçek Abbas'ı 14 günde çekip bitirmiş bir yönetmen var. Ama gelin görün ki Sinan Çetin, sinema tarihimize yapımı en uzun süren Türk filmlerinden birinin yönetmeni olarak geçecek, sekiz yılda tamamlanan 'Romantik' nedeniyle.

Çekimlerine 1999 yılında başlanan, 2001 yılında finali çekilen 'Romantik' nihayet bu cuma gösterime giriyor. Okan Bayülgen, Teoman, Yasemin Kozanoğlu, David Hemmings, Nail Kırmızıgül, Semih Sergen'in rol aldığı film iki yakın arkadaşın aynı kıza âşık olmasını anlatan Sinan Çetin'in deyişiyle 'tuhaf' bir film.

'Filmi yaptım bozdum...'
Neden bu kadar uzun sürdü 'Romantik'in tamamlanması derseniz, bu aslında Sinan Çetin'den kaynaklanıyor. Filmin aynı zamanda yapımcısı olan Çetin de zaten "Eğer bir suçlu aranıyorsa o benim" diyerek bütün sorumluluğu alıyor üzerine. Filmin sekiz yılda ancak tamamlanmasının sebebini de şöyle açıklıyor: "Bu filmi yapmak benim çok hoşuma gitti. Tıpkı lego oyuncakları gibi, yaptım, bozdum, yaptım bozdum. Bıraksalar hâlâ oynayacaktım ama bırakmadılar. Ama işin aslını şöyle anlatayım. Bir filmin cümlesi bana ait değilse ben o filmi çekemiyorum. Açıkçası ben 'Romantik'in kendi cümlesini bulmasını istedim bütün bu zaman içerisinde. Bu cümle meselesi çok önemlidir benim için. Çünkü film yapım süreci uzun ve karışık bir yolculuktur. Bu yolculukta o cümle sizin pusulanız oluyor." Şimdi 'Romantik' Sinan Çetin'in içine sinecek bir cümlesine ulaşmış durumda: 'Ya hep inandığın şey gerçek değilse?'

Peki Sinan Çetin bu 'romantik' yola nasıl sapmıştı. Epey bir geçmişe gitmek gerekiyor bu soruya cevap vermek için. 'Romantik'in hikâyesi Sinan Çetin'in yıllar önce Ahmet Ümit'in 'Sis ve Gece' kitabını okumasıyla başlıyor. Hemen kitabın haklarını satın alıyor hazırlıklara başlıyor. O zamanlar filmin bir cümlesinden yola çıkarak 'Romantik'i çekeceğini açıklayan Çetin'in planı hazır 'Propaganda'yı bitirdikten sonra 'Romantik'i çekecek. Ama filmin çekimlerine başlanacağı sırada, Çetin 'Sis ve Gece'yi ve cümlesini bir kenara bırakıyor ve iki arkadaşın aynı kıza âşık olmasını anlatan bir hikâyeyi anlatmaya karar veriyor. Çekimlere başlanıyor ama hâlâ Çetin'i rahatsız eden bir şey var, ara veriliyor. O da kendine zaman tanıyor. Çünkü çok önemsiyor filmi, yapımcı da kendisi olduğu için kimseye karşı kendini sorumlu hissetmiyor. Araya 'Komser Şekpir'i alıyor. Onu çekiyor vizyona sokuyor. Zaman zaman 'Romantik' için tekrar çekimler yapılıyor, yeni oyuncular giriyor işin içine, Çetin de montaj masasında filmi toparlamaya çalışıyor, olmuyor. Sonra tekrar yeni çekimler yapılıyor. Çetin kafasındaki filmi ortaya koyamayınca bir süre ara verip tekrar çalışmaya başlıyor. İşte sekiz yıl böyle geçmiş.

'Film senaryo ödülü alacak'
Bunun sebebi kimilerine göre Sinan Çetin'in senaryoya gereken ilgi ve alakayı göstermemesi. Çetin bu eleştirileri tabii kabul etmiyor. O, "Ben yıllardır senaryoları, bozarak, tahrip ederek hatta içine ederek reklam filmleri, uzun metraj filmler çektim. Senaryo dediğimiz şey yönetmen için bir kılavuzdur, kâğıt parçasıdır. Önemli olan yönetmenin o senaryoda anlatılanı seyirciyi ikna edecek şekilde canlandırmasıdır. Yoksa o kâğıtlar iyi bir yönetmenin eline geçmezse iyi bir film olamaz" diyerek yönetmenin iyi olması gerektiğine vurgu yapıyor.

Kâğıtlara pek gereksinim duymasa da Çetin senaryonun önemini biliyor. 'Ben kamerayla senaryo yazdım' diyen Çetin en iyi senaryo ödülü alacağını söylüyor 'Romantik'in. Çetin'e göre insanların anlamadıkları onun çalışma tarzı! Çetin "Her yönetmenin çalışma tarzı vardır. Yönetmen şöyle çalışacaktık, senaryoyu aynen çekecektir diye kanunlar da yok. Bu benim çalışma tarzım" diyor. Ama gülü seven dikenine katlanır misali 'çalışma tarzının' yarattığı zorlukların da farkında. Çünkü oyuncu ve yönetmen ilişkisi konusunda zorluklara neden oluyormuş bu tarz. Şöyle ki, oyuncular ortada senaryo olmadığı için ve nasıl bir karakteri oynadıklarını ve en önemli hangi diyaloğu söyleyeklerini bilmedikleri için sete gelince direktifi Çetin'den alıyorlarmış. Çetin "Oyuncuların diyaloglarını ezberlemek istemesi, karakterlerini kendilerince oluşturmak için zaman istemeleri bir gerçek. Ama ortada oyunculara kılavuz olacak bir metin olmadığı için bir sıkıntı yaşanıyor. Bu sıkıntıdan en büyük zararı da filmin yönetmeni olarak ben çektim" diyor

Banka'da bitecekmiş!
Artık her şey geride kaldı. "Benim sinema yolculuğumda eşsiz bir mücevher" dediği 'Romantik'i seyirciyle paylaşacak Çetin. Ama bu konuda da bir rahatsızlığı var. Çünkü Çetin 'Kız elden gidiyor' hissi yaşadığını söylüyor. Nasıl yani derseniz, şöyle açıklıyor: "Vizyona film sokmak zevkli bir iş değil. Filmleri yapma, oluşturma süreci daha doğru bir iş. Filmlerin vizyona girme anını ben yetiştirdiğiniz kızı yabancı bir damada teslim etmeye benzetiyorum."
Ha, bu arada unutuyorduk, 'Banka'da bitecekmiş. Bitince de haber verecekmiş Çetin!

Bayülgen: Bizim belgeselimiz oldu
Filmin oyuncuları Okan Bayülgen ile Teoman öncelikle filmin vizyona girmesinden dolayı mutlular. İkisi de bu filmin kendileri için de farklı bir deneyim olduğunu düşünüyor. Okan Bayülgen filme ya 1998 ya da 1999'da başlandığı bu konuda Sinan Çetin'le karar birliğine varamadıkları ama bunun da bir önemi olmadığını söylüyor. Bayülgen "Biz bu sekiz-dokuz yıl içerisinde değiştik, yaşlandık, hastalandık, iyileştik, kilo aldık ama film bütün bu süreç içerisinde günlüğümüzü tuttu. Biz film çekiyorduk öyle başlamıştık ama film bizi çekti. Aslında bir açıdan film bizim belgeselimiz oldu. Bunun için filme karşı büyük sempatimiz var. Bizim için 'Romantik' ismi gibi romantik bir yaşam hikayesidir. Filmin bu kadar uzun sürede tamamlanmasının sebebi Sinan'ın hem yönetmen hem de yapımcı olmasıyla ilgili bence. Sinan o yaz bir film çekip bitirecekti. Öyle başladık ama yıllar geçtikçe filmin üzerine çok şey yığıldı. Küçük bir filmin kurgusu ağırlaştı, çekilmiş çok malzeme birikti, filme yeni oyuncular girdi. Sonra işin içinden çıkalamaz hale geldi. Ama sonunda iyi toparlandı" diyor. Bir daha Sinan Çetin'le çalışmak konusunda temkinli davranacağını da açıkça söylüyor Bayülgen.

Teoman cephesinde de durum pek farklı değil. O da filmi izlerken anılar yolculuğuna çıkıyormuş. "Yabancılaşmadan seyredemiyorum filmi" diyor ve ekliyor, "30 saniyelik bir görüntünün bile arkasında onlarca anı var. Bunun için sürekli çekim yerlerini, anıları ve toplamda yılların nasıl geçtiğini hatırlıyorum. Bu da iyi oluyor açık


_________________
Allah'u teala 3 şey istemiş.fikir,zikir,şükür.iyi düşün sana neler vermiş.çok mu şey istemiş?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://konuk.forumactif.org
 
Sinan Çetin 'sinema tarihi'ne geçti
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» FIKRANIN TARİHÇESİ
» ortaköy tarihi
» canan çetin yozgat ağaları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KONUK FORUM :: KÜLTÜR VE SANAT :: Sinema & Tiyatro-
Buraya geçin: